Bu Hikaye 2012 Yılında Başladı!

Ve Sonsuza Dek Sürecek!

Akdeniz Akşamları

Akdeniz Akşamları Bütün sevdaların ötesinde benim yanı başımda Sessiz çığlıklarımı gözlerinden ilk kopuşunu da Hep içimdesinHava gibi su gibi ve çok seviyorum seniBinlerce kelimenin tarif edemediği kokunun dolduğuSoğuk Akdeniz akşamlarında…

İşte Bu Yüzden Seviyorum Seni

İşte Bu Yüzden Seviyorum Seni Sen yokken anlamı olmayan birçok şeye anlam katar mutlu olmaya çalışırdımŞimdi her şey o kadar anlamlı ki seninleİşte bu yüzden seviyorum seni…

Son Verdiğim Nefeste

Son Verdiğim Nefeste Ben de sessizliğimin içindeki dev gibi çığlıklarda kaybolabilirimAydınlığı özleyebilirimKaranlık rüyalarımda sen yokken bir hiç olmaya devam edebilirimAma vazgeçemem seni sevmektenÇünkü bir kere girdin kanımaBen ölmek duygusunu bile gözlerinde bulmak isterimSon verdiğim nefeste…

Kimsesizliğim

Tek bildiğim sensizken var olan kimsesizliğim…

Kimsesiz Çocuk

Kimsesiz Çocuk Şimdi her sabahın bir farkı var daha önce uyandığım sabahlardanİki yeşil göz, bir sıcak yürek umudum oluyor Günüm gecem oluyorBu kimsesiz çocuk böyle yaşıyor veBöyle ölecek…

Sana Dokunmak

Sana Dokunmak Bugün dudaklarına dokundum saniselerin heyecanı tüm saatlerin durması gerektiğini düşündürüyorVe her dokunduğumda sana tek düşmanım akıp giden zaman oluyor…

Bizim Çocuğumuz

Bizim Çocuğumuz Öyle ya da böyle bir gün adından sonra soyadım gelecekve kucağında kocaman yeşil gözleri ile memeni kemiren bir çocuk olacakBizim çocuğumuz…

Ölümsüzlük

Ölümsüzlük bir kadın küçük bir koltukta ve sarkıyor sarı saçları koltuktan yeşil gözleri ara sıra gözlerime çarpıyor ve ara sıra kendimi ölümsüz zannediyorum…

Her Şeyin Güzel

Her şeyin Güzel Her şeyin güzel mesela saçlarınKör karanlık gibiGözlerin paslı demir parmaklıklarınaHapis edilmiş çocuklar gibiYalnızlığım biraz bir de acımasızlığınHep açık seçik tehditler savurur gibi…

Çamur İçinde Çocuklar Gibi

Çamur İçinde Çocuklar Gibi Son kullanma tarihi geçmiş bir davranış şekli Zamanın içinde eskilerde eli yüzü üstü başı çamur içinde çocuklar gibiBir Pazar sabahında fırından alınmış bir ekmeğin ikiye bölündüğü zaman burnumuza gelen kokusu gibiZor hatırlanır ödemek isteyeceğimiz zor bedeller gibiOlması zordur sorgulaması kolay gerçekleşmeyecek hayaller gibi…